Kayseri sabahı ve içimdeki eksiklik Kayseri’nin sabahları hep aynı sessizlikle başlıyor gibi görünür ama benim içimde hiç aynı değildir. Bu şehirde büyürken taş binaların sertliği bile insanın içine işler. O sabah yine erkenden uyanmıştım. Pencerenin kenarına oturmuş, dışarıdan gelen hafif rüzgârın perdeyi nasıl oynattığını izliyordum. İçimde garip bir sıkışma vardı; adı konmamış bir eksiklik. Günlüğümü açtım. Sayfalar dolusu düşüncelerim arasında yine aynı cümle dönüp duruyordu: “Ben doğru okuyabiliyor muyum?” Bu soru sadece Kur’an okumamla ilgili değildi aslında, hayatın her alanına yayılan bir yetersizlik hissi gibiydi. Ama o gün özellikle Kur’an’la ilgiliydi. Çünkü birkaç gündür içimde büyüyen bir ses vardı: Tecvidli…
Yorum Bırak