İçeriğe geç

Bağlantılı Fikir Dünyası Yazılar

Güneş saatini kim buldu Türk ?

Güneş Saatini Kim Buldu Türk? Ekonomi Perspektifinden Zamanın Değeri Zamanın Kıtlığı: Bir Ekonomistin Bakışı Ekonomide temel kabul şudur: Kaynaklar sınırlıdır, ancak insan ihtiyaçları sonsuzdur. Bu denklem, seçim yapmayı ve her seçimin bir fırsat maliyeti olduğunu hatırlatır. Bir ekonomist için zaman, belki de en kıt kaynaktır. Para yeniden kazanılabilir; ancak bir dakikanın bile geri dönüşü yoktur. Bu nedenle zamanın ölçülmesi, insanlığın ekonomik düşünce tarihindeki en eski ve en hayati yeniliklerden biridir. Bu bağlamda “Güneş saatini kim buldu Türk?” sorusu yalnızca tarihsel bir merak değil, aynı zamanda ekonomik davranışların, üretkenliğin ve toplumsal refahın temelini anlamaya yönelik bir sorgulamadır. Güneş Saati: Bilginin ve…

Yorum Bırak

Geyik omnivor mu ?

Geyik Omnivor mu? Bir Antropoloğun Doğaya, Kültüre ve Kimliğe Dair Yolculuğu Bir Antropoloğun Merakı: Kültürün İzinde, Ormanın Derinliklerinde Bir antropolog olarak ormanın içinde yürürken kulağıma gelen her çıtırtı, bana sadece doğayı değil, insanın kültürel anlam dünyasını da hatırlatır. Geyik dediğimiz zarif canlı, birçok kültürde masumiyetin, saflığın, hatta tanrısal bağlantıların sembolüdür. Ancak bugün sorduğumuz soru — “Geyik omnivor mu?” — yalnızca biyolojik bir merak değildir. Bu soru, doğa ile kültürün, canlı ile anlamın, et ile ot arasındaki sınırları sorgular. Geyiğin doğadaki beslenme alışkanlıkları, insan kültürlerinin onu nasıl algıladığıyla iç içe geçmiştir. Çünkü antropoloji bize şunu öğretir: Bir canlıyı nasıl tanımladığımız, aslında…

Yorum Bırak

Geyik hepçil mi ?

Geyik Hepçil mi? Doğa, Bilgi ve Ahlak Arasında Felsefi Bir Yolculuk Bir Filozofun Sessiz Ormanında Başlayan Soru Bir filozofun ormanda yürüdüğünü düşünün. Ağaçların arasından süzülen ışık, düşüncenin gölgesine karışır. Sessizlikte bir hareket hisseder; bir geyik geçer. Zarif, temkinli, neredeyse düşünceli bir varlık. Filozof birden sorar: “Geyik hepçil mi?” Bu, ilk bakışta biyolojik bir soru gibi görünür; fakat aslında doğanın bilgisi, ahlakın temeli ve varlığın anlamına dair derin bir sorgudur. Bu yazı, doğayı yalnızca gözlemlemek değil, onunla birlikte düşünmeyi seçen bir aklın yolculuğudur. Çünkü her “ne yer?” sorusu, “ne olur?” ve “ne olmalıdır?” sorularını da beraberinde getirir. Epistemolojik Bir Başlangıç: Bilgiyi…

Yorum Bırak

Konut tipleri nelerdir ?

Konut Tipleri Nelerdir? Etiket Değil, Yaşam Kalitesiyle Ölçelim Kentsel pazarlama bize yıllardır aynı masalı anlatıyor: “Doğru konut tipini seç, hayatın değişsin.” Hayır, değişmez. Konut tipleri; güvenlik, dayanıklılık, komşuluk, aidat, ulaşım, enerji maliyeti ve hatta kent demokrasisi gibi sert gerçeklerin üstünü örten birer etikete dönüştü. “Rezidans mı, villa mı, site mi, tiny house mu?” sorusunu, “Hangi sistem kimin yaşamını kolaylaştırıyor, kimin cebini boşaltıyor?” sorusuyla değiştirmeden bu tartışmayı sağlıklı yürütemeyiz. “Konut tipleri nelerdir?” sorusunun cevabı sadece isim listesi değildir; her tipin arkasında maliyet, erişilebilirlik, deprem güvenliği, sosyal adalet ve çevresel etki yatıyor. Doğru konut, pazarlama diliyle değil; zemin, mühendislik, ulaşım, aidat ve…

Yorum Bırak

1 metre neye eşittir ?

1 Metre Neye Eşittir? Felsefi Bir Ölçünün Peşinde Bir filozofun gözünden baktığımızda, “1 metre” yalnızca bir uzunluk ölçüsü değildir. O, insanın evrene getirdiği bir düzen arayışının sembolüdür. Doğada “metre” yoktur; metre, insan zihninin varlıkla kurduğu düzenleme ilişkisinin ürünüdür. Yani, ölçü birimi, varlığın değil, insanın icadıdır. Bu durumda, “1 metre neye eşittir?” sorusu yalnızca fiziksel bir sorudan ibaret değildir; aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik katmanlara uzanan bir felsefi davettir. — Epistemoloji Perspektifinden: Bilginin Ölçüsü mü, Ölçünün Bilgisi mi? Epistemoloji, bilginin doğasıyla ilgilenir. “1 metre” dediğimiz şey, ölçülebilirliğin evrensel bir formu olarak kabul edilir. Ancak bu “evrensellik”, insanın kendi duyularının sınırlarını…

Yorum Bırak

0 da kürtçe ne demek ?

0 da Kürtçe Ne Demek? Sessizliğin ve Sıfırın Edebî Anlamı Üzerine Bir edebiyatçı için kelimeler sadece anlam taşıyıcıları değildir; onlar, duyguların, tarihin ve kimliğin nefes aldığı birer varlıktır. “0 da Kürtçe ne demek?” sorusu ilk bakışta dilbilimsel bir merak gibi görünse de, derinlemesine düşünüldüğünde edebî, felsefî ve kültürel bir sorgulamayı da beraberinde getirir. Çünkü “sıfır” sadece bir sayı değildir; yokluk ile varlık arasındaki ince çizgide duran bir semboldür. Bu yazıda, sıfırın Kürtçe karşılığını değil, o kelimenin taşıdığı edebî yankıyı çözümlemeye çalışacağız. Dilin Edebî Dokusu: Kelimenin Gücü, Sessizliğin Derinliği Edebiyat, dilin sınırlarını zorlayan bir sanattır. Bir kelimenin başka bir dildeki karşılığını…

Yorum Bırak

Kanka kısaltması nedir ?

Kanka kısaltması nedir? Samimiyetin dildeki en kısa yolu Bir kelime düşünün… Sadece iki heceyle karşınızdakine “Sana güveniyorum”, “Yanındayım”, “Biz bir ekibiz” diyebiliyor. O kelime “kanka”. Hepimizin ağzından defalarca dökülen bu sıcak hitap aslında bir dil alışkanlığından çok daha fazlası: bir neslin sosyolojik kodu, dostluğun sembolü ve bazen de iletişimdeki en güçlü köprü. Peki herkesin kullandığı bu kelime, aslında neyin kısaltması? Cevap düşündüğünüzden daha derin olabilir. Kanka kısaltması nedir? En yaygın görüş: Kan kardeşi Türkçede en yaygın kabul gören açıklama, “kanka”nın “kan kardeşi” ifadesinin kısaltması olduğu yönündedir. Özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda çocuklar arasında oldukça yaygın olan “kan kardeşliği” ritüeli –parmakları…

Yorum Bırak

Vitrektomi ameliyatı tehlikeli mi ?

Vitrektomi Ameliyatı Tehlikeli mi? Tarihin Işığında Gözün Derinliklerine Bir Yolculuk Bir tarihçi olarak, geçmişi anlamak yalnızca eski olayları sıralamak değildir; aynı zamanda bugünün gelişmelerini o tarihsel akışın içinde konumlandırmaktır. Tıpkı insanlığın hastalıkla mücadelesi gibi, her tıbbi ilerleme de bir tarihsel dönüşümün ürünüdür. Vitrektomi ameliyatı dediğimiz işlem —gözün içindeki cam benzeri jelin alınması operasyonu— modern tıbbın, mikroskobik düzeydeki bir devrimidir. Ancak her devrim gibi bu da bir soruyu beraberinde getirir: Vitrektomi ameliyatı tehlikeli mi? Bu yazıda bu soruyu sadece tıbbi değil, tarihsel bir bağlamda ele alacağız; geçmişteki cerrahi dönüşümlerle günümüz arasındaki paralellikleri kurarak hem bilimin hem insanlığın ilerleme serüvenine tanıklık edeceğiz.…

Yorum Bırak

Sıcakta titreme neden olur ?

Sıcakta Titreme Neden Olur? Bir Ekonomistin Perspektifinden Ekonomi, kaynakların sınırlılığı ve bu kaynaklarla yapılan seçimlerin sonuçları üzerine kurulu bir disiplindir. Her gün yaptığımız tercihler, bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanabilmek adına belirli bir dengeyi bulmamızı gerektirir. Ancak, bazen bu denge dışı faktörler devreye girer. Fiziksel ve biyolojik tepkiler, çoğu zaman ekonominin dışsal faktörleri gibi görünse de, aslında ekonomiyle derin bir ilişki içerisindedir. Sıcakta titreme gibi bir biyolojik tepki de, fiziksel düzeyde bir olgu olmasının ötesinde, ekonomi çerçevesinde de ilginç soruları gündeme getirir. Bu yazıda, sıcakta titremenin nedenlerini, piyasa dinamikleri ve bireysel kararlar çerçevesinde inceleyerek toplumsal refah üzerindeki etkilerini tartışacağım.…

Yorum Bırak

Güç kaynağı ömrü ne kadar ?

Güç Kaynağı Ömrü Ne Kadar? Antropolojik Bir Yolculukta Teknolojinin Ritüelleri Kültürlerin çeşitliliğini inceleyen bir antropolog için her nesne, yalnızca bir araç değil; aynı zamanda bir sembol, bir ritüel ve bir kimlik göstergesidir. “Güç kaynağı” da bu bağlamda yalnızca bir teknolojik ürün değil, modern toplumların enerjiyle kurduğu ilişkinin simgesidir. “Güç kaynağı ömrü ne kadar?” sorusu ilk bakışta teknik bir merak gibi görünse de, aslında insanın teknolojiyle kurduğu kültürel bağın ömrünü de sorgular. Çünkü güç kaynakları da tıpkı insan toplulukları gibi doğar, gelişir, tükenir ve yerini yenilerine bırakır. Antropolojik Bir Bakış: Gücün Kültürel Anlamı Antropoloji bize şunu öğretir: her kültür kendi “güç”…

Yorum Bırak
şişli escort
Sitemap
betexper güncel giriş